Myom Miyom Nedir Kısırlık Nedeni

  Miyom Nedir

  • Myomlar rahim içini döşeyen tabakanın gelişmesini engeller. Endometrial dokunun gelişememesi implantasyonu yani embryonun rahme tutunmasını zorlaştırarak gebeliği önler ve düşüklere neden olur.
     
  • Myom çok büyük boyutlara ulaştığında yumurtalık kanallarının içindeki hareketide zorlaştırarak dış gebeliğe neden olabilir.
     
  • Serviksin (rahim ağzının) pozisyonunu bozarak spermin ilerlemesini ve döllenmeyi engelleyerek gebeliği önler.
     
  • Rahimde şekil bozukluklarına yol açarak implantasyonu engeller.
     
  • Gebelik sırasında artan östrojen düzeyleri küçük myomların büyümesine yol açarak düşüklere ve erken doğuma yol açabilir.

Myomların üreme sağlığına zarar vermemeleri için erken teşhis ve tedavileri çok önemlidir. Myomların boyutuna göre tedavi şekli belirlenir. Son zamanlarda geliştirilen embolizasyon gibi tedavi yöntemleri oluşturabilecekleri nedbe dokusu yüzünden çocuğu olmayan kadınlara önerilmez.

24 Mayıs 2010
Okunma 8
bosluk

Cinsel Takıntılar Alışkanlıklar

Alışkanlıklar,  Takıntılar,  Hastalıklar

Cinsel takıntılar da dayanılmazı zor olan, büyük utanç ve acı veren takıntılar arasındadır. Bazı kişilerin aklına hiç istemedikleri zamanda hiç istemedikleri kişilerle ilgili cinsel düşüncüler, erotik görüntüler gelir.
Zaman zaman hastalarımız yüzleri perperişan, gözyaşlarına boğulmuş halde odamıza girerler ve sesleri boğularak, tıkanarak, utanarak anlatırlar: ‘Kızlarıma tecavüz etmekten korkuyorum. Anneme cinsel arzu duyuyormuş gibi bir hisse kapılıyorum. Üç yaşındaki yeğenimi öptükten sonra penisimin sertleşip sertleşmediğini kontrol ediyorum.’ Bu kişiler ya kızlarının saçlarını bile okşamaz olur, annelerine yaptıkları ziyaretleri bayramdan bayrama seyrekliğine indirirler, veya gerçekten sapık olup olmadıklarını kontrol maksadıyla olur olmaz yerde olur olmaz şekilde yakınlarına dokunup onları sinir ederler.

Dindar insanları cinsel takıntılar gelir, ibadet sırasında bulur hep. Tekbir alıp namaza durduklarında gözlerinin önüne sevişen kadınlar ve erkekler gelir. Kitabın ilk bölümünde bahsi geçen Mehmet takıntılarından kurtulmak için hacca gitmiş, ‘Kabe’nin duvarlarında adeta seks filmi oynuyor,’ demişti. Hıristiyan kadınların kendilerini Hazret-i İsa ile cinsel ilişkide gördüklerine zaman zaman rastlanır.

İnsanların cinsel organlarına bakma takıntılarına da çokça şahit oluruz. Kadınların cinsel organlarına bakma dürtüsü duyan erkekler, gözleri erkeklerin kasıklarına kayacakmış korkusu yaşayan kadınlar sık sık bize başvururlar. Bu kişiler erkekse kadınları rahatsız etmekten, kadınsa ‘hafifmeşrep’ damgası yemekten büyük korku duyarlar.

Halbuki daha önce de belirttiğimiz gibi, obsesifler ahlaki kurallara katı biçimde bağlı insanlardır. Kendilerine büyük haksızlık eder, ‘sapık’ olduklarının anlaşılacağı endişesiyle izole bir hayat yaşamaya başlarlar. Bir bayan hastamız ‘Erkeklere bakar, onlara gülümserim, orospu zannederler, rezil olurum’ takıntısı yüzünden kendisini eve hapsetmiş, on adım ötedeki bakkala bile gidemiyordu. Ailenin gazeteden deterjana kadar bütün ihtiyaçlarını kocası satın alıyordu. Çocuklarının veli toplantısına kocası katılıyordu. Nemelazım erkek öğretmenlere, erkek velilere kaş göz edebilirdi. Acilen diyelim bir kibrit lazım olduğunda, kocası da evde yoksa, evinin hemen önüne park ettiği arabasına atlıyor, uzak bir semtten kibriti alıp dönüyordu. Uzak semtlerde daha rahattı, çünkü erkeklere baksa bile oralarda tanınmıyordu. Hatta sonunda oturduğu mahalleden taşınmıştı.

Eşcinsellik takıntıları da pek çok ‘normal’ erkeğin hayatını mahveden takıntılardır. ‘Ben eşcinsel miyim?’ sorusu zihinlerini kavurur. Ömürleri boyunca hiçbir erkeğe ilgi duymamışlar, sadece ve sadece kadınları hayal etmekten, kadınlarla beraber olmaktan zevk almışlardır. Ancak erkeklerle sevişirken görürler kendilerini. Yakın arkadaşlarıyla, amca çocuklarıyla, tanımadıkları erkeklerle homoseksüel ilişki halindeki pozları gözlerinin önünden gitmez. Erkek soyunma odası türü yerlerde dehşete kapılırlar. Eşcinsel görünce yılan görmüş gibi paniğe kapılan, eşcinsel görmemek için yıllardır Beyoğlu’na ayak basmamış hastalarımız vardır.

24 Mayıs 2010
Okunma 16
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed
Sağlık ve Tıp Sağlık ve Tıp