Çiftlerin herhangi bir sorun yada tartışma sonrasında uzun süre yatakları ayırmaları, ayrı yataklarda sabahlamaları ilişkilerinin ve cinsel yaşamlarının ilerleyen dönemleri için pek önerilen bir durum değildir.
Çiftler geceleri cinsel birleşme yaşamasalar bile zaman içerisinde birbirlerine dokunmaları, birbirlerine sarılmaları, öpüşmeleri ve daha birçok aksiyon çiftler arasında ki cinsel yaşamın bir ayağıdır. Yani cinsel birleşme dışında da cinsellik yaşanabilmektedir.
Bu sebeple birçok uzman tarafından bireylerin ayrı yataklarda yatmaları önerilmemiştir. Hatta uzmanlar çiftler arasında artık cinsellik yaşanamayacak olsa bile ayrı yataklarda yapmanın birçok sorun doğurabileceği görüşündedir.
Cinsel İstek Kaybı
Kadın ve erkekte, cinsel istek kaybı, benzer sorunlardır. Cinsel istekler konusunda iki teori öne sürülmektedir. Birinci teoriye göre bireylerin cinsel istek düzeyleri birbirinden farklıdır ve bu farklılıklar doğuştan kazanılmış özelliklerdir. Bu nedenle bazılarının cinsel istek veya kapasiteleri çok yüksek iken, bazıları yaşam boyunca çok az cinsel ilgi gösterebilirler. Bu durum, bir ölçüde bireyler arasındaki boy uzun1uğu veya göz rengi farklılıklarına benzetilebilir.
Cinsel Aktiviteler
Bugüne kadar başta çikolata ve istiridye olmak üzere birçok besinin afrodizyak etkisi olduğuna inanıldı. Beslenme uzmanı Gillian McKeith afrodizyakları Daily Mirror gazetesi için sıraladı… Çilek: İngiliz Tıp Derneği uzmanları çileğin sperm miktarını artırdığını ve cinsel organları beslediğini kanıtladı. Çilekte bol miktarda bulunan antioksidanlardan biri olan E vitamini cinsel organlara giden kan dolaşımını hızlandırarak seks dürtüsünü artırıyor. Çileğin etkisi günde 2 kase taze çilek yiyenlerde 1 hafta içinde görülüyor. Avokado: Avokadoda bulunan temel yağ asitleri ve glutathion adlı anitioksidanlar seks hormonlarının üretimini hızlandırır. Haftada 3 kez avokado yiyenlerde meyvenin etkisi 2 hafta içinde görülür. Zencefil: Zencefil vücudun ısısını artırarak hem kadınlarda hem erkeklerede uyarıcı etki yapar. Zencefil aynı zamarda erkeklerde uzun süreli ereksiyon sağlar. Bitki yüksek zink oranı sayesinde erkeklik hormonu testosteronun miktarını artırır ve cinsel dürtüyü kuvvetlendirir. Haftada 4 kez bir tutam zencefil tüketenlerde baharatın etkisi 1 saat içinde görülür. Domates: Domates tam anlamıyla bir A vitamini deposudur. A vitamini de üretkenliği ve seks hormonlarının üretimini artırır. 2 hafta boyunca günde bir domates yiyenler bu sebzenin cinsel hayatları üzerindeki etkisini hemen görecektir.
Fetişim
Erkeklerde fetiş anlamsız ve sınırsızdır. Ancak bir kadın olarak onun fetişini teşhis edip kontrolü elinize alarak, ilişkiyi daha olgun bir platforma taşıyabilirsiniz.
Fetişsiz bir ilişki çiçeksiz bir bahçedir. Böyle bir bahçede gezinmemeniz dileğiyle…
Her ne kadar aklı fikri kaleye gol atmak gibi görünse de, erkeklerin de zaman zaman bacak aralarıyla beyinleri arasında sanatsal bir iletişim görülebilir. İşte böyle anlarda zekanın bacak arasıyla uyumlu çalışması sonucunda, erkekler sekste ayrıntılar olduğunu fark ederler. Kadınlar zekaları gereği bu ayrıntıları “fetiş” olarak değerlendirirken, erkekler için bu uzun zaman bir sapkınlık olarak kabul edilir. Bu nedenle başkalarıyla bunu paylaşmaz, hatta kendine bile itiraf edemez. Erkekte fetiş, genellikle otuzundan sonra ve iyi bir sosyal zekaya sahip olma şartıyla ortaya çıkar. Eminim “erkekler” ve “sosyal zeka” kelimelerini bir arada görünce aklınız karıştı ve kendinize bir erkekte, özellikle Türk erkeklerinde fetiş nasıl olur diye soruyorsunuz. Oldukça uzun bir konu ama kısaltarak bu tanrısal mucize hakkında bilgi vermeye çalışayım
Kent fetişleri
Kentli erkekler için fetiş çeşitliliği tamamen zekayla senkronize hareketlilik gösterir. Bir kent erkeği ne kadar zekiyse o kadar fetiş çeşidi yaratabilir. Ancak çok fetişi olan erkek de çizgiyi aşıp bir süre sonra kıllı ve adaleli erkeklerden hoşlanmaya başlar. Bu nedenle sevgilinizin fetişlerine çocuk gibi sevinmeyi bırakıp durumu kontrol altında tutun. Eğer sevgilinizin fetişini bilmiyorsanız ve ne olduğunu merak ediyorsanız, öncelikle onun zeka seviyesini dürüstçe kendinize ifade etmeniz gerekir. Bu seviye tespitinden sonra aşağıdakilerden birinin sizinle ilgili olduğunu düşünebilirsiniz.
G string fetişi
Çoğu erkek için, bu model iç çamaşırı, bunu giyen kadının “sekste her yol bana mübahtır” deyimini göbeğine dövme olarak yaptırdığı mesajını verir. Bu fetişin yanlış yargılarla dolu olup zevk yerine bol bol tokat yeme anlamına geldiğini geç de olsa fark eder. Ancak bu fetişin sevgilinizde olup olmadığını merak ediyorsanız, gözlerine dikkat edin. Bu model iç çamaşırı tercih eden kadınların popolarına, Süpermen”imsi bir röntgen göz edasıyla mı bakıyor, yakalamaya çalışın. Ya da siz evde yokken çamaşır çekmecenizden bunları alıp deniyor (!), bakıyor, kokluyor olabilir. Üzerlerine gizli işaret koyarak bunu da saptayabilirsiniz. Gerçi bunu öğrendiğinizde ciddi bir şoka gireceğinizi garanti ederim ama yine de yapın.
Gömlek düğmeleri
Özellikle iş hayatında yer alan erkekler için gizli fetişlerden biridir. Mesai arkadaşlarının açık gömlek düğmelerinden içeri kaçamak bakışlar atarak, iç çamaşırı rengi veya göğüs bedeni tahmini yapmaya yarar. Sizin de ofisinizde bu fetiş kulübüne üye bir şahıs mutlaka vardır. Düğmelerinizden birkaçını açık bırakıp, yüz yüzeyken öne kaykılmanız bu adamları yakalamanız için ideal bir av tekniğidir.
Uzun saç fetişi
Çoğu erkekte görülür. Sadece uzun saçı olan kadınlarla seks yapmak isterler. Dolayısıyla gözleri sürekli uzun saç arar, gördüklerinde de dünyayla bağlantıyı koparırlar. En büyük emelleri sevişirken köpekleme pozisyonda uzun saçları bir kement gibi kavramak ve kadını idare etmektir. Bu fetişe sahip olanlar sürekli saç bakımı konusundaki bilgilerini ortaya koyarlar. Genellikle kuaförlerde çırak olmak isterler. Tehlikeli bir fetiştir. Erkek kontrolü kaybedip atlarla çiftleşmeye kalkışabilir. Yine de Batı menşeli ucuz pornolarda sürekli tekrarlanan bir enstantanedir.
Kulak memesi fetişi
Bu, uzmanlığım ve konuyla ilgili uluslararası alandaki otoriteme rağmen anlayamadığım ve anlatamayacağım bir fetiştir. Bu fetişe sahip birini dövdüm. Tavsiye ederim, deneyin, rahatlatıyor.
Deri pantolon fetişi
İyidir, hoştur, zararsızdır. Soyunmanızı istemeyeceğinden, portakal tatlısı gibi görünen selülitlerinizin ortaya fırlama riski yoktur. Özellikle zengin kesim arasındaki mazbut karakterlerde görülür. Olayı abartıp; deri çizme, tişört, şapka, eldiven, tasma, kırbaç talep edenlerden zarar geleceği kesindir. Bu tip erkeklerin sonu yüzde 100 homoseksüelliktir.
Harem fetişi
Akılları fikirleri birden fazla kadınla aynı anda sevişmektedir. O yüzden yan yana iki kadın gördüğünde aklı sadece bu mesajı alır. Birbirine dostça sarılan kadınlar, dokunarak konuşanlar bu fetişi direkt tetikler. Bu fetiş son hızla bir fantezi tasarımına gider ki ortaya çıkan tasarımcı bildiklerinize benzemez.
Üniforma fetişi
Bu grup erkeklerde anlaşılmaz bir şekilde tekstil saplantısı vardır. Her türlü üniforma cinsel isteklerini tetikler. Özellikle doktor, hemşire, polis, asker üniformaları vazgeçilmezleridir. Üniformayı mutlak güç olarak görürler ve bir şekilde bundan tahrik olurlar. Tuhaf adamlardır. Zaman zaman meslek kuruluşlarının propaganda yürüyüşlerinde en ön safta görülürler. Çoğu sürekli “Hastane” dizisi seyrettiğinden fark etmeniz kolaydır.
Ofiste, Hem de Masada!
Bu grup her daim bacak arasıyla iletişimdedir. Ofis kıyafetleri ve değişik mobilyalar fetişi vardır. Tayyör gördü mü kudurur. En büyük fantezileri, iş elbisesi üzerinde olduğu halde, mesai arkadaşıyla, iş bitiminde ofis içinde ama ille de masa üstünde seks yapmaktır. En sevdikleri hobi; boş zamanlarında ofis mobilyaları satan mağazaları gezmektir. Genellikle çok sessiz tiplerde görülür. Kuşkulandığınız birini geç vakte kadar birlikte mesai yapıp raporları yetiştirmek için çalışmaya davet edin. Doğrudan tansiyonu tavan yapar. Yalnız bu fetişe sahip erkekler aniden kontrolden çıkabilir dikkat edin.
El Fetişi
Özellikle sorunlu çocukluk geçiren erkeklerde görülür. Kadının elini bir güç simgesi olarak algılar ve vücudunda sadece orayı görür. El üzerindeki damarlar onu tahrik eder. Hele bunların beyaz tende yeşil olanlarını görünce hemen tuvalete koşar. Sevişme sırasında da bu saplantısını tekrarlamaya kalkışması sizde şok etkisi yaratabilir. Saatlerce elinizi yalayabilecek bu model erkeklerden uzak durmanızı şiddetle öneririm.
Ayak fetişi
Özellikle fetiş dünyasında bir numaradırlar. Her yerde ve her sosyal konumda sıkça görülürler. Bronz bir ayak onlar için tutkudur. Bakımlı tırnaklar, French oje, yumuşak topuklar ve nihayetinde kaliteli yüksek ökçeli açık ayakkabılar, bu grup erkekler için cennete giden yollardır. Böyle bir ayağınız ve bakım için bütçeniz varsa, hayat boyu size aşık olacak sürüyle erkek bulma şansınız yüksektir. Tıp tarafından faydalanılan tek fetiştir. Fransa”da birçok psikoloji kliniğinde güzel kadın ayağı, erkek hastaların hipnotize seanslarında sıkça kullanılır. Her 100 erkekten 90”ını yoldan çıkarabilen bir fetiştir. Nerede ne zaman ortaya çıkacağı belli olmaz. Birçok başarılı, üstün zekalı erkeğin kariyerini karartmıştır. Bu erkekler sırf bu fetişleri yüzünden başka işe bakamaz olup, hayatlarını idame ettirmek için kadın ayakkabısı satan mağazalarda tezgahtarlığa razı olmuştur. Bu garibanların gizli gizli bir araya geldikleri fetiş kulüpler vardır. Aralarında kadın ayakkabısı giyenleri görülürse de bunlar hızlarını alamaz ve cinsel kimliklerini doğrarlar.
Köyde Fetiş
Köylerde zaman zaman hayvanlar alemi ile paylaşılan sınırlı cinsel dünya, televizyonun icat edilmesiyle birlikte değişmiştir. Özellikle seksenli yıllarda, televizyonun cinsellik mesajları vermeye başlaması ve kadın vücudunu kullanmasıyla birlikte köy erkeği de yeni bir dünyaya adım atmıştır. “Dallas” dizisi yayını süresince, dünyada farklı bir kadın türü olduğu fikri bir hastalık hızıyla yayılmıştır. Köy kahvelerinde, Lucy”nin karşısındaki kovboyla konuşurken kapı pervazına, kalçasını, ateş yakmaya çalışan ilk insanlar
gibi sürtmesi, saçlarını poposuna değdirme gayreti, izah edilemez bir şekilde sürekli ıslak görünümlü dudakları ve nihayetinde ısrarla, gömlek düğmelerinin yarısını kullanmaması ile ortaya çıkan derin göğüs çizgisi, seyreden köylülere iç geçirterek “Kadın budur işte!” dedirtmiştir. İşte bu cinsel devrim, köy erkeğinin, kadınları farklı bir gözle görmeye başlamasına neden olmuştur. “Süt sağsana Emine!”
Bu akıl karışıklığı bir yana, köy kökenli bir erkek için en büyük fetiş, yere çömelerek ineğin sütünü sağan köylü kadının arkadan ya da cepheden görüntüsüdür. Gerek ellerin memeleri sağarken süte bulanması, gerekse arkadan bakıldığında ortaya tüm haşmetiyle çıkan kalça erkek için dünyanın merkezidir. Kime ait olduğu belli olmayan öne eğilmiş kadın poposu fetişi, geleneksel köy festivallerinde gizli oylamayla yapılan fetiş sıralamalarında zirvededir.
“Komşu çamaşır asacan mı?”
Köy evlerinde komşu kadınların çamaşırları leğenden alırken ya da iki katlı evlerin yüksek olmayan balkonlarında çamaşır asmak için iplere doğru uzanırken oluşan göğüs dekoltesi yine köy fetişleri arasında birer klasik olarak sayılabilir. Ha, bu arada belirtmem gerekir ki, köy yerinde kadın göğsünün irisi hatta devasası makbuldür. Öyle “Küçük göğüslüyüm, manken gibiyim!” sözlerini maalesef kimse yemez. İri göğüslüyseniz köylük yerde ”bereketli kadın!” olarak anılırsınız yoksa ”tahta
gibin” der geçerler. Size, bir erkeğin öne eğilmesiyle gömlek arasından gördüğünüz manzara bir şey ifade etmese de erkeklerin dünyasında bu enstantane, boşalmadan önceki saniyelerle eşdeğerdir. Derede çamaşır yıkamak!
Köy kadınlarının derede toplu halde çamaşır yıkaması sahnesi, köy erkekleri için haremdeki kadınların havuza girmeleriyle aynıdır. Kadınların çamaşır yıkama sırasında üzerlerindeki giysilerin ıslanıp vücutlarına yapışması müthiş bir erotizm yüklüdür. Zaman zaman derede çamaşır yıkayan kadınları gözetleyen abazan köylü erkeklerin, kadınlar tarafından taşla kovalandığı görülse de bu tehlikeye rağmen derede ıslak giysili kadınları seyretmek rağbet gören bir fetiştir.
Şeherde Kadın!
Tabii ki bir köy erkeği için en büyük fetiş şehir soylu bir kadını görmektir. Hele ki kokuyu alanların tarlalarca sakinleşmek için koştukları malumdur. Şehirli kadınların tümünün 24 saat seks düşündüğünü sanan köylü adamlarımızın bu fetişe bağlı fantezileri de haliyle gümbür gümbür beyaz çarşaflı ikiz yataklarda sevişmektir. Bu fetişin gelişimini besleyen en büyük kaynak televizyon ekranlarıdır. Bu nedenle köy kahveleri tüm gün doludur ve rezervasyonsuz müşteri kabul etmezler. Son zamanlarda toplu porno gösterimi düzenleyen köy kahvelerine rastladıysam da bu durumu toplu fetiş histerisi olarak adlandırıp detaya girmeyeceğim.
Siz ve Cinsellik
İçimizi bir veriş, bir sunuş kıvancıyla doldurabildiği gibi vermeye can attığımız armağanları eşimize sunmaktan bizi alıkoyan bir korku da yaratabilir.
Cinsellik bize, bir kendine güven duygusu da verebilir; bizi sıkıntıya, kaygılara da boğabilir. İstekle gerçekleşen bir cinsel yaklaşım da vardır; çeşitli isteksizliklere karşın cinsel ilişki kurmak da. Cinsellik kişinin gururunu okşayan bir şey de olabilir; kişiyi utançtan utanca sürükleyen bir şey de! Cinsellik, yatağımızı her şeyin ötesinde bir sevgiyle doldurabilir; suçluluk duygusundan, korkudan, öfkeden doğan yumruklarıyla sevgiyi yataktan da kovabilir.
Kendimize dikkatli bir gözle bakarsak, geçirdiğimiz günün her saatiyle ilgili duyguların cinsel birleşmeye yansıdığını görürüz. Öğleden sonra yaptığımız, sonuçsuz kalmış bir tartışma bizim cinsel birleşmeye bir öfke tortusuyla yaklaşmamıza yol açabilir. Ya da sabahleyin aldığımız bir doğum günü armağanı, bir güzel dost mektubu, pırıltısını ve sevincini o geceki cinsel eylemimize katar. Öte yandan, evliliğin başlangıcında ortaya çıkan ve yıllar boyu sürüp giden anlaşmazlıkların kızgınlığı ve hıncı ile bunların etkileri kolayca hatırlanabilir. Oysa evlenmeden, hatta birbirimizi tanımadan çok önceki yılların birikimi olan birçok duyguların da yatağımıza sızmakta olduğunu… bu eski duyguların bugün hâlâ yaşama ve sevme yöntemlerimize etki yaptığını kavrayıp bunları ayrımlamak zordur.
Çocukluğumuzdan kalma duyguları, bilerek ya da bilmeyerek, cinsel eyleme, eşimize beslediğimiz sevgiye (ya da sevgisizliğe) yansıtmamız kabildir. Örneğin sevginin verilebilecek, inanılabilecek bir şey olduğunu hissetmek gibi. Bu tür duygular çocukluğumuzda ana babamızdan gördüğümüz sevgiden kaynaklanır. Onlar bizden karşılıksız, hiçbir şey beklemeden sıcak, sağlam bir sevgi verebilmişlerse biz de büyüyünce kurduğumuz yakın ilişkilerde köle olmadan, kölelik beklemeden sıcak ve sağlam bir sevgi göstermeyi başarabiliriz.
Çocukluktan kaynaklanan birçok duygu cinsel yaşamda ve evlilikte başımıza irili ufaklı dertler açar. Bu duygular şiddetle arzulayıp elde edemediğimiz çeşitli doyumlarla ilgili olabilir. Çocukluğumuzda yeterince sevilip beğenilmemişsek yetişkinliğimizde kendine güvenemeyen biri olup çıkabiliriz. Çocuklukta son derece önemli olan sevilme arzumuza kavuşamamışsak şimdi bize sunulan sevgiye inanıp güvenmekte güçlük çekeriz.
Çocukluğumuzun korkuları da cinsel yaşamımızı ve evliliğimizi etkileyebilir. Bunlar, gerçek olayların doğurduğu korkular olabildikleri gibi, çocukluk hayallerinin yarattıktan da olabilir. Gözümüzde canlandırdığımız dehşetli şeyler, karabasanlar, ödümüzü koparan cezalar; cinsellikle ilgili her şeyimize suçluluk ve utanç gölgesi düşüren korkular; kendimize olan güvenimizi sarsıp sevilmeye layık olmadığımızı bize fısıldayan kuşkular, hep bu çocukluktan kalan tortulardır.
Küçüklüğümüzde baş gösteren öfke ve hınçlar da yetişkinlik yaşantımıza yansıyabilir. Kardeşlerimize, annemize, babamıza duyduğumuz kızgınlığı şimdi eşimizden çıkartabiliriz. Bunun bilincinde değilizdir belki de. Hatta o ilk öfkeleri çoktan unutmuşuzdur. O öfke anlarında neler duyup düşündüğümüz de belleğimizden iyice silinmiş olabilir. Çoğumuzun anımsadığı, “Ben de evden kaçarım o zaman pişman olurlar.” düşüncesidir. Çocukların öfke anlarında düşledikleri renkli ve heyecanlı öç alma yöntemleri gerçekleşmediği gibi anılardan da çarçabuk silinir, gider. Ne var ki bilinçaltında yaşarlar.
Böyle hayallerin yıllar yılı içimizde gizli olarak yaşayabilmesi kimimize doğal, kimimize ise garip gelecektir. Ne var ki bunlar çoktan unutulmuş oldukları halde tam cinsel ilişki sırasında dirilip bizimle birlikte yatağa girebilirler. Bizimle birlikte sofraya oturup eşimizle aramızdaki bir metrelik mesafeyi birkaç kilometreye çıkartabilirler. Ufacık bir kusur piresini kocaman bir suç devesine dönüştürebilirler. Kökü geçmişte olan bu tür duygular bilinçdışı da olsalar cinsel eylemlerimiz sırasında bizi rahatsız ederler.
Oysa biz burada, bugünü yaşamaktayız! Geri dönüp her şeyi yeni baştan kurmamıza imkân yoktur. Evliliğimiz çok eski de olsa, ancak “bugün”le işe başlayabilir, onarımı ancak “bugün”den başlatabiliriz. Geçmişteki olayların üstünde durmanın en önemli yararı “bugün”ümüze ve “yarın”larımıza ışık tutmalarını sağlamaktır.