Ergenlik dönemi bireylerin cinsellik ile tanışmaları, kendilerini bulmaları, çevrelerini daha iyi anlamalar ve bir anlamda vücutlarında oluşan değişime ayak uydurdukları dönemdir.
Aşağıda sizlere birkaç başlık altında Ergenlik Döneminde görülebilecek değişimlerden ve davranışlardan bahsetmek istiyorum.
Sertleşme sorunu yaşayan bireylerin özellikle çevrelerinden gelen yardım talepleri ve bireysel çalışmaları bazen olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir.
Bu kapsamda sizlere birkaç maddeden oluşan ve sertleşmeye karşı yapılan yanlışları anlatan bir yazı sunacağım.
Şeker hastalığına yakalanan bireylerin en büyük korkularından bir tanesi de cinsel hayatlarının sekteye uğraması ve sertleşme problemi başta gelmek üzere birçok cinsel sorun yaşamaları ihtimalidir.
Ve bu bir ihtimal bazında dikkate alındığında %40 gibi bir rakama tekabül etmektedir. Yani ortalama 3 şeker hastasından 1 tanesi ilerleyen dönemde kalıcı olarak sertleşme sorunları yaşayabilmekte ve cinsel yaşama bir anlamda veda etmektedir.
Sertleşme problemi olan hastalarda iki temel sorun vardır. Bunlardan bir tanesi hastanın psikolojik durumudur. Bunu daha önceki yazılarımız da sizlerle paylaşmıştık.
Şimdi ise hastanın daha çok biyolojik sorunları ile ilgili bilgi vermeye çalışacağım sizler.
Öncelikle daha önce kalp ya da damar tıkanıklıkları ve diğer bazı hastalıklara yakalanan kişilerde %44 oranında sertleşme veya az sertleşme sorunları görülebilmektedir. Yani kalp ya da damar rahatsızlığı yaşayan kişilerde ereksiyon olamama sorunu daha fazla görülmektedir.
Ülkemizde ve dünyada cinsel yaşamı olumsuz yönde etkileyen en önemli ve en fazla rastlanılan sorunların başında sertleşme ya da ereksiyon sorunu gelmektedir.
Erkeklerde görülen bu rahatsızlık temel anlamda bireyin cinsel ilişki sırasında penisinin sertleşmemesi ya da tam olarak sertlik noktasına ulaşamamasıdır. Yani cinsel ilişkiye girmek için partnerler birbirlerine yaklaştıklarında erkelik organı bu iş için kendisini hazır hissetmemektedir.
Ereksiyon sorunu ya da Sertleşme Problemi olarak ele alınabilecek bu sorunun aslında temelde iki ayrı sebebi vardır. Bunlardan birisi biyolojik, diğeri ise psikolojiktir.